Yayınlar

Annemden ...

Resim
Takvim dalın çoğumuş,İçine aylar dolmuş.Benim oğlum Şırnak’taHer geçen gün yıl olmuş.Dağlar yüksekten bakar,İçinden sular akar,Benim oğlum askerde,Gelmek için gün sayar.Ekim 2005, Annem
Resim; https://www.pexels.com/photo/asphalt-clouds-curve-daylight-577696/

DALGACI MAHMUT - ORHAN VELİ KANIK (SEVDİĞİM ŞİİRLER)

Resim
DALGACI MAHMUT
İşim gücüm budur benim, Gökyüzünü boyarım her sabah.
Hepiniz uykudayken.
Uyanır bakarsınız ki mavi.

Deniz yırtılır kimi zaman, Bilmezsiniz kim diker;
Ben dikerim.

Dalga geçerim kimi zaman da,
O da benim vazifem;
Bir baş düşünürüm başımda,
Bir mide düşünürüm midemde,
Bir ayak düşünürüm ayağımda,
Ne haltedeceğimi bilemem

ORHAN VELİ KANIK


Gökyüzünü her sabah maviye boyayan Dalgacı Mahmut'lar neredesiniz ?  

MAİ ve SİYAH & FERDİ ve ŞÜREKASI - HALİT ZİYA UŞAKLIGİL

Resim
Mai ve Siyah ile Ahmet Cemil'i, Ferdi ve Şürekası ile İsmail Tayfur'u tanıdım. Her ikisi de, tam da hayallerinin peşinden gitmek üzereyken hayatın gercekleri karşısında mağlup olmuş bahtsızlardı.
İki kitabı da beğenerek okudum. Özellikle Mai ve Siyah okuma seruvenimde çok özel yer edindi. 
Kitaplara kaçmak isteyenlere tavsiyemdir.
YUNİS ELMAS

KIYIYA VURANLAR - RAMAZAN DİKMEN

Resim
Nisan 1997 yılında vefat eden Ramazan DİKMEN'in "Kıyıya Vuranlar" adlı öykü kitabını ilk kez Ağustos 1997 yılında okumuştum. O günden sonra da bir kaç defa okudum. Kütüphanemin değerlileri arasında hep yerini korudu. Öykü severlere tavsiyemdir.

CELLAT AĞLIYOR- İRFAN YALÇIN

Resim
Şu zor Korona günlerine İrfan YALÇIN'ın "Cellat Ağlıyor" kitabını okudum. Kitap içinde oniki öykü var. Altın Kartal, Boksör, Fotoğraflarda Kalmak ve Kara Kartal en beğendiğim öyküler oldu. 
Derinliği olan öykülerin penceresinden hayatın ıskaladığı insanların yaşamlarına ortak olmak isterseniz ve öykü severseniz tavsiyemdir.
Başka kitaplarda buluşmak üzere hoşça kalın.

BÜTÜN SAADETLER MÜMKÜNDÜR-ZİYA OSMAN SABA (SEVDİĞİM ŞİİRLER)

Resim
BÜTÜN SAADETLER MÜMKÜNDÜR Bütün saadetler mümkündür... Şu kapının açılması, İçeri girivermen, Bahar, kuşlar, gündüz. Ve bütün dünya Bir an içinde gürültüsüz. Bütün saadetler mümkündür... Bahtsızların biraz gülümsemesi... Körlerin gün görmesi, Mümkündür bütün mucizeler... Ana, baba, evlât, bütün kaybolanlar... Ebedî bir sabahta buluşmamız bir daha. Ölüler! Hepimiz için yalvarın Allaha... Ziya Osman SABA

İLK YILLARIN EKMEĞİ / HEİNRİCH BÖLL

Resim
Yılar öncesine dair tanıklığım: Tokat'ın eski mahallelerinde geziyordum. İki çocuk kavga ediyordu. Birinin elindeki ekmekler yere saçılınca yılların verdiği yorgunluktan beli bükülmüş bir amca bastonuyla yanlarına gelip “nimetin kıymetini bilin çocuklar, ekmekleri alın yerden” diyerek çocuklar arasındaki kavgayı bitirdi, düşen ekmekleri öpüp alınlarına değdirmelerini isteyerek barıştırdı onları. Yokluk görmüş kültürümüzün asırlardır yaşattığı bir davranış biçimidir bu.
Büyükanne ve dedelerimizden görmüşüzdür; bir gün lazım olur deyip eskimiş, işlevselliği kalmamış eşyaları atmaya kıyamazlar. Her şeyin tüketimle değer bulduğu bir nesle komik ve anlamsız gelse de, “idareli kullanmak lazım” diyerek nasihatte bulunmaktan geri durmazlar.
Ekmek denilince, 17 Ağustos depremi sonrası medya da çokça paylaşılan, yıkılmış binaların önünde, gözü yaşlı bir ihtiyarın resmi gelir aklıma.

Peki, günümüzde ekmeğin değeri ne kadar biliniyor: “Türkiye’de bir yıl içinde 1,7 milyar ekmek çöpe atılırken, 2…

2019 YILININ İLK ON BİRİ (OKUDUKLARIM ARASINDAN)

Resim
2019 yılında, iyi ki okumuşum dediğim ve birçok güzel kitabı liste dışı bırakan, takım kaptanlığını “Edebiyat Atlası” nın yaptığı “ilk on biri” harf sırasına göre takdim ediyorum.

Aziz Bey Hadisesi AYFER TUNÇ Edebiyat Atlası NECİP TOSUN Günah Keçisi CHARLIE CHAMPBELL (Okumak isterseniz; tıklayınız) İlk Yılların Ekmeği HEINRICH BÖLL (Okumak isterseniz; tıklayınız) İnsan Olmak ENGİN GEÇTAN (Okumak isterseniz; tıklayınız) Mağdurun Dili NURDAN GÜRBİLEK (Okumak isterseniz; tıklayınız) Mai ve Siyah HALİD ZİYA UŞAKLIGİL Martin Eden JACK LONDON Mutluluğun Sakıncaları ELIZABETH FARRELLY (Okumak isterseniz; tıklayınız) Refet FATMA ALİYE (Okumak isterseniz; tıklayınız) Yılkı Atı ABBAS SAYAR (Okumak isterseniz; tıklayınız
İçeriğindeki cinsellik/müstehcen anlatım olmasıydı, kadro dışı kalmayacak ve ilk on biri zorlayacak olan eserler; En Mavi Göz (TONİ MORRİSON) ve Nedura’nın Postacısı (ANTONION SKARMETA) Başka bir yazıda görüşmek üzere hoşça kalın.
YUNİS ELMAS

OKUMA SERÜVENİ – 11 (Son)

Resim
OKUMA SERÜVENİ – 11 (Son)
Okuma Serüvenim, "kitap tavsiye" listesi değildir. Bu başlık altında gösterdiğim ve göstereceğim kitaplar, 2012 yılından itibaren okuyup kayıt altına aldığım ve okuma serüvenimde belki tamamı belki bir kaç sayfası, belki de içindeki tek bir cümle ile bir şekilde izler bırakmış kitaplarım arasından seçtiklerimdir. Ara ara ziyaret ettiğim arkadaşlarım, ihtiyacım olduğunda yararlandığım hazinelerdir.  
2012-Yeraltından Notlar DOSTOYEVSKİ (ikinci defa) 2013-Körlük JOSE SARAMAGO 2014-Sur Kenti Hikâyeleri ALİ AYÇİL 2015-Karanlığın Yüreği JOSEPH CONRAD 2016-Hayvan Çiftliği GEORGE ORWELL (Okumak isterseniz; tıklayınız)
(2016 yılı için ayrıca, Stefan ZWEIG’in Satranç, Amok Koşucusu, Sahaf Mendel ve Bir Kalbin Ölümü adlı öyküleri) 2017-Zorba NİKOS KAZANCAKİS 2018-Arkadaşlıktaki Saadete Dair WILHEM SCHMID
UYARI: Körlük kitabında, yer yer rahatsız edici düzeyde müstehcen anlatım var.

Yukarıdaki kitaplar arasında, okuduğunuz ya da okumayı planladığınız var mı? Düşünceleri…

ANILAR DEFTERİNDE GÜL YAPRAĞI - CAHİT ZARİFOĞLU (SEVDİĞİM ŞİİRLER)

Resim
ANILAR DEFTERİNDE GÜL YAPRAĞI

Anılar defterinde gül yaprağı
Gibi unutuldum kurudum
Başıma düştü sevda ağı
Bir başıma tenhalarda kahroldum
Sen kim bilir rüzgârlı eteklerinle
Kim bilir hangi iklimdesin, ben
Sensiz bu sessizlikle
Deliler gibiyim sensiz
Bu sessizlikle

Ayrılıkla başım belada
Gözlerini çevir gözlerime
Yoksa sensiz bu sessizlikle
Deliler gibiyim
Sensiz bu sensizlikle

CAHİT ZARİFOĞLU

YAŞLI ADAM VE DENİZ - ERNEST HEMINGWAY

Resim
“İnsan yenilmek için yaratılmadı” dedi dokunaklı bir sesle;  "Ademoğlu mahvolur ama yenilmez.”  S;106
Herkesin başarı için koştuğu yerde, yarışı gerilerde tamamlamak, sağlıklı ve yetenekli insanların yanında engelli olmak, dış güzelliğin bunca teşhir edildiği günlerde temel kabullere göre çirkin görünmek, sıradanlığın arasında farklı olmak; alaya alınmak ve dışlanmak için yeterli bir sebep maalesef. İş yerlerinde, sokakta, okulda zayıf olana karşı mobbing uygulanmakta sürekli. Son günlerde o kadar şahit olduk ki bu haberlere, bir zaman sonra sıradanlaşmasından korkuyorum.

-KISMEN SPOİLER İÇERİR -
Kübalı yaşlı balıkçı Santiago da, geçmişte yaşadığı başarılara ve tecrübelerine saygı duyulmadan, kazancı bol olan balıkçılar tarafından alaya alınır. Çünkü, herkes sürü sürü balık tutarken, o seksen dört gün boyunca tek bir balık tutamamıştır. Bu yüzden, yaşlı balıkçı, talihini değiştirmek ve itibarını tekrar kazanabilmek için tek başına denize açılır. Kimsenin gidemeyeceğinden çok daha fazl…

BİR KİTAP BİR ALINTI-10 (SİNEKLİ BAKKAL-HALİDE EDİB ADIVAR)

Resim
"Ben artık Nazır değilim, insanım"

Ekonomik ve sosyal statülerdeki değişim sonucunda ne olduğunu unutan insanların varlığına çokça şahit olmasaydık, bu alıntının altını çizmez geçerdim herhalde.

***
“O akşam Selim Paşa konaktan yalnız çıktı. Sinekli Bakkal kahvesine doğru yollandı. Şevket Ağa, telaş içinde, hemen Paşa'nın şemsiyesini yakalamış, eski günlerdeki gibi arkada gidiyordu.
Paşa döndü, Şevket'e eski günler gibi gürledi:
-Ben çocuk muyum ki arkamdan geliyorsun, be herif! Sonra birdenbire yarı tatlı, yarı müstehzi bir sesle ilave etti:
-Ben artık Nazır değilim, Şevket. İnsanım.”
(Alıntı; Sinekli Bakkal kitabından”
***
Seçimi kaybeden bir Belediye Başkanının (ya da tenzili rütbe yapılan bir makam sahibinin, görevinden alınan üst düzey bir yöneticinin, iflas etmiş zengin bir babanın, tekrar seçilememiş seçilmişlerin ....) ergen çocuğu da, büyük bir iç sıkıntıyla “Ne yani şimdi normal insanlar gibi mi yaşayacağız” diyerek üzüntüsünü dile getiriyordu.
***
Başka bir yazıda gö…

HAYVAN ÇİFTLİĞİ - GEORGE ORWELL

Resim
Kibar Feyzo (Bir Kemal Sunal filmi), başlık parası biriktirmek için gittiği İstanbul’da edindiği tecrübeyle köye dönünce, tarlalarda ağaları için karın tokluğuna çalışan köylüleri uyandırır. Kibar Feyzo ve köylü el ele verip Maho ağayı devirirler. Ancak, köylü bu defa Maho ağayı da aratacak yeni ve kibar bir ağayla baş başa kalır.
Benzer bir sonuç, George Orwell'ın “Stalin” dönemini eleştirdiği, dünden bugüne, bugünden yarına da güncelliğini hep koruyacak olan "Hayvan Çiftliği" adlı romanında da işlenir. 
-SPOİLER İÇERİR -
Koca Reis’in (Domuz) ölümünden üç gün önce yaptığı “Hayvan Çiftliği” konuşmasında, “bütün hayvanlar eşittir” diyerek, onlara gördükleri zulümleri anlatır ve hayvanların uyanışına vesile olur. İnsanların çiftlikten kovulması gerektiğini, onlara yaklaşmamalarını aksi takdirde onlara benzeyeceklerini öğütler. Yedi temel ilke belirlenir. Daha sonra “Beylik Çiftliği”nin sahibi olan Bay Jones ve diğer insanlar, hayvanların hep beraber gerçekleştirdikleri mücade…

BEKLENEN DEĞİŞİM

Resim
Richard SENNETT, iş hayatının insan karakteri üzerindeki etkisini incelediği "Karakter Aşınması" adlı kitabında, beklenen değişimin ihtiyaçlarını birbirleriyle paylaşan insanların arasında yeşereceğini belirtir ve insanları birbirleri için kaygılanmaz hale getiren bir rejimin, meşruiyetini uzun süre koruyamayacağından emin olduğunu söyler.
İş hayatımız, alışkanlıklarımız, yaşam tarzımız insani değerlerimiz üzerinde aşınma yaratıyor. Canlı olan ne varsa önce kurutup sonra buduyor. Razı olduğumuz 'artık konfor'la öylesine meşgulüz ki yanlış yöne doğru yol aldığımızı görmek istemiyor, göstermek isteyenlere kızıyor ve bu yolculuktan şikayetçi olmuyoruz. Ayrıca, şikayetçi olmak da bizi bir yerlere ulaştırmıyor. Bu yüzden, mücadele etmemiz gereken asıl meseleyi iyi tespit edip, buna karşı ne tür alternatifler geliştirebileceğimize, hangi imkanlardan yararlanmamız gerektiğine kafa yormamız gerekiyor.
Richard SENNETT'ın, bireyciliğin sorgulanır hale geldiği kendi toplumu i…

OKUMA SERÜVENİ-10

Resim
OKUMA SERÜVENİ - 10
Okuma Serüvenim, "kitap tavsiye" listesi değildir. Bu başlık altında gösterdiğim ve göstereceğim kitaplar, 2012 yılından itibaren okuyup kayıt altına aldığım ve okuma serüvenimde belki tamamı belki bir kaç sayfası, belki de içindeki tek bir cümle ile bir şekilde izler bırakmış kitaplarım arasından seçtiklerimdir. Ara ara ziyaret ettiğim arkadaşlarım, ihtiyacım olduğunda yararlandığım hazinelerdir.  
2012-Suç ve Ceza DOSTOYEVSKİ (ikinci defa) 2013-Bu Böyledir MUSTAFA KUTLU (ikici defa) 2014-Cesur Yeni Dünya ALDOUS HUXLEY 2015-Yalnız Adamın Hayalleri J.J.ROUSEAU 2016-İvan İlyiç’in Ölümü (üçüncü defa) 2017-Yaşlı Kralın Sürgünü ARNO GEIRGER 2018-Kiralık Konak YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU
Yukarıdaki kitaplar arasında, okuduğunuz ya da okumayı planladığınız var mı? Düşüncelerinizi paylaşırsanız memnun olurum.

KİTAP TAVSİYE EDEBİLMEK

Resim
Her kitap, herkeste aynı etkiyi uyandırmaz. Bazı değerli kitaplar da, kişisel iltifatlara ihtiyaç duymaz. 
Kiminin yarasına merhem olan kitap, diğerine tuz olur. Kimine sıkıcı gelip yarıda bırakılan, diğerine hayatının kitabı olur. Kimine yeni uyanışların tohumunu eken, diğerini uykunun kucağına bırakır.

Kişinin  yaşı, karakteri, değer yargıları, inancı, ilgi ve alakası, an içindeki ruh hali, gelecekten beklentileri, geçmişte biriktirdikleri, aldığı eğitim, kendini yetiştirme çabası kitapla olan münasebetini ve beğenisini etkileyen unsurlardır. 

Bu yüzden benim için kitap tavsiye etmenin hep tedirgin eden bir yanı olmuştur. Bloğumda rastladığınız kitapları binbir çekince altında paylaştığımı bilmenizi isterim. Yine de haberdar etmekten geri duramadığım, buraya taşıdığım kitapların kendi okuma serüvenimde belki tamamı belki bir kaç sayfası, belki de içindeki tek bir cümle ile bende izler bırakmış kitaplar arasından seçtiklerim olarak kabul edin.
Aynı hassas durum, izleyip paylaştığım filml…

BAZEN KAYBEDERKEN KAZANIRSIN (FİLM; AŞKIN GÜCÜ / WHAT DREAMS MAY COME)

Resim
“Bazen kazandığında kaybedersin.”  ya da “bazen kaybederken kazanırsın”

Başrollerini Robin Williams (Chris) ve Annabella Sciorra (Annie) ‘in paylaştığı, 1998 yapımı "Aşkın Gücü / What Dreams May Come" adlı film; aşk dolu, mutlu bir aile ile karşılıyor bizi. Ve hemen ardından daha ilk dakikalarda, bir trafik kazası iki güzel çocuğu kopartıyor ailesinden ve hayattan. Yunus’un deyişiyle; “göğ ekini biçmiş gibi” insanın içi yanıyor.  Geride kalanların hayatından da bu kazayla birlikte mutluluk yitip gidiyor. Çocuklarının ölümü Annie (anne) için tahammül edilemez olur. Katlanamadığı acılar nedeniyle bir intihar girişiminde bulunur ve akıl hastanesine kaldırılır. Chris (baba) ise, çok sevdiği eşini ve ailesini ayakta tutabilmek için daha güçlü olmak zorunda kalır, onu içine düştüğü cehennemden kurtarmaya çalışır. Yattığı hastanede psikolojik tedavi gören Annie ile onu bu durumdan kurtarmaya çalışan Chris arasında geçen şu diyalog, filminde önüne geçen, en etkileyici sahnesiydi benim…

KALBİYLE SÖYLEŞEN - CAHİT ZARİFOĞLU (SEVDİĞİM ŞİİRLER)

Resim
"Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız"
KALBİYLE SÖYLEŞEN
dağ köyünde körbağırsak sancısa
konur karnın ağrıyan yanına
alev gibi tuğlalar
/ Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız.
Bir şehir kadar kalabalıktır bazıları
Bir dehliz kadar karanlıktır bazıları
Konuşurlar
İsterler
Susarlar
Dinlememişseniz nice yıl kalbinizi
Ev meslek iş para geçim diyerek
Düşünün şimdi bir de
Şehirlerde kasaba ve köylerde
Başını eğmiş kalbiyle söyleşen bir kişi olduğunuzu /
CAHİT ZARİFOĞLU

NASIL BİR YERLEŞİM YERİ

Resim
Yerleşim alanlarının gelir seviyesine göre belirlenmesini Mustafa KUTLU “Nur” adlı öykü kitabındaki mimarlara, insan ve kul haklarına aykırı olduğunu söyletiyor. (Sayfa: 81-91)

Bir konut sitesi reklamında, henüz bu konutları kimlerin satın alacağı belli olmadan elit ve nezih bir ortam sağlayacağının vurgusuyla pazarlanması garibime gitmişti. Her şeyin ölçüsü fiyat olmaya başlayınca ahlaklı olmakta ekonomik durum ve statülerle tanımlanmaya başlıyor.

Yoksulluğun çok olduğu mahallelere nispetle, gelir seviyesi daha yüksek insanların oturduğu sitelerde yazılı kuralların baskısıyla da olsa, güvenli bir ortam sağlandığı kuşkusuz. İmkânım olsa ben de en güvenlikli bir sitede oturmayı tercih edebilirim. Ancak insanların, yeri geldiğinde özünde ahlaksız olan bir adamın dahi oturduğu evle, işgal ettiği makamla, ekonomik gelir seviyesiyle itibar görmesini kabulde zorlanıyorum. 

Sosyolojik okumaya imkan veren, ancak edebi metin olarak çok da beğenerek okumadığım J.G. Ballard'ın "Gökdelen”