Kayıtlar

BİR ŞEY BULUNMADIĞI SÜRECE SOYLU KARDEŞLİK SÜRER (SİERRA MADRE HAZİNELERİ)

Resim
John Huston’un yönettiği, B. Traven'in “Altın Hazineleri” adlı kitabından uyarlanan 1948 yapımı (IMDB Puanı 8,5) Sierra Madre Hazineleri adlı film; altın aramak için zorlu tepeleri aşan Dobbs, Curtin ve İhtiyar Howard’ın, altınlar çoğaldıkça, dostluklarının ve güven ilişkilerinin nasıl sorgulanır hale geldiğini ve düşmanlığa kadar dönüştüğünü anlatıyor. Arzu ve isteklere dur diyememenin, insan karakteri üzerindeki dönüştürücü etkisini, şüphenin ve hırsın bir kurt gibi insanın içindeki erdemleri kemirip kuruttuğunu, buna rağmen dürüstlüğünden taviz vermeyen ve tamahkâr olmayan kişilerin altını kaybetseler bile hayatlarının gerçek hazinelerine kavuşacaklarını anlatan etkili sahneler ve diyaloglar içeriyor.

İş bulmak için Meksika’ya gelen, ilk günlerini sefalet içinde dilenerek geçiren Dobbs, arkadaşı Curtin’e rastlar. Birlikte işe girerler, ancak çalıştıkları işten emeklerinin karşılığı parayı almakta zorlanırlar. Bir barda otururken, tepelerin altın hazineleri ile dolu olduğundan ba…

OKUDUĞUM KİTAPLAR (OCAK 2019)

Resim
DÜŞÜNCE/DENEME
GÜNAH KEÇİSİ, CHARLIE CHAMPBELL Ayrıntı Yayınları, 160 Sayfa

MAĞDURUN DİLİ, NURDAN GÜRBİLEK Metis Yayınları, 176 Sayfa

ROMAN/HİKÂYE/ANLATI
ZEYTİNDAĞI, FALİH RIFKI ATAY
Pozitif Yayınlar, 176 Sayfa

AYLAK ADAM, YUSUF ATILGAN Can Yayınları, 192 Sayfa

KİTAPLAR HAKKINDA KISA KISA
Bu ay okuduğum kitaplar arasında en beğendiğim Charlie CAHAPBELL’in Günah Keçisi oldu. Kitap hakkındaki değerlendirme yazıma (buradan) ulaşabilirsiniz.

Nurdan GÜRBİLEK, Mağdurun Dili’nde Dostoyevski'nin, Oğuz Atay'ın, Yusuf Atılgan'ın eserlerinde dışlanmış, fark edilmemiş ya da kendisini toplum dışına sürüklemiş karakterleri analiz ediyor. Eserlerinden yola çıkarak Cemil Meriç'in çelişkilerini, yalnızlığını anlatıyor. Yeraltından Notlar, Budala, Ezilenler, Ecinniler, Tutunamayanlar, Anayurt Oteli, Aylak Adam gibi romanları okuduysanız ya da okumayı düşünüyorsanız bu kitap ilginizi çekecektir.

Falih Rıfkı ATAY, birinci dünya savaşının çıktığı günlerde yedek subay olarak Kudüs’e yakın …

YARALI ER KALBİM -YUNİS ELMAS

Resim
YARALI ER KALBİM

Yalnızlık meydanında Kalabalıklar seyirci
Yaralı er kalbim
Kılıcım
İnsan yüreği ile lekeli.

Vur vur bitmiyor Kalplerde cehalet Heyhat! 
Sen olma sakın Nisyana gömdüğüm son ceset.

Yunis ELMAS

Resim Kaynak: https://www.pexels.com/photo/green-tree-in-the-middle-of-desert-909656/

HE - ASAF HALET ÇELEBİ ( SEVDİĞİM ŞİİRLER )

Resim
HE
vurma kazmayı
ferhaaat
he'nin iki gözü iki çeşme
aaahhh
dağın içinde ne var ki
güm güm öter
ya senin içinde ne var
ferhat
ejderha bakışlı he'nin
iki gözü iki çeşme
ve ayaklar altında yamyassı
kasrında şirin de böyle ağlıyor
ferhaaat


ASAF HALET ÇELEBİ

BİR KİTAP BİR ALINTI-6 (SUR KENTİ HİKAYELERİ - ALİ AYÇİL)

Resim
"Kırbaç, zaten yola geleceklere sadece bahane"
(...) Tayın derisinde kocaman yaralar açan kırbaç, bir türlü ruhuna sirayet etmiyor; tam tersine ruhu yara alan, Behram'ın çırağı oluyordu. Düşmanının iradesi her kırbaçta daha bir gürbüzleşirken, onun iradesi gittikçe zayıflıyor, gururu ölüyor, neredeyse at onun terbiyecisine dönüşüyordu. (...) Çırakla tay arasındaki inatlaşma tam yedi gün sürdü. (...) Seyis Bayram, yedinci günün sonunda gelip, bedeni ölmüş atla gururu ölmüş çırağının arasına oturdu. Ve ona dedi ki: Yılkıdan üç türlü at gelir. Bazı atlar, daha diğer atlara vurulan kırbacın sesini duyduklarında terk ederler huysuzluklarını; ruhlarıyla derileri arasında bir mesafe yoktur. Bazı atlar ise, kırbacın açtığı yarayla ruhları arasında gider gelirler, yara açıldıkça ruhları ile derileri arasında gider gelirler, yara açıldıkça ruhları ile derileri arasındaki mesafe kapanıverir. Kan ruhlarına damlayınca teslim ederler kendilerini. Bazı atlar da var ki, her kırbaçta açıl…

2018 YILININ İLK ONBİRİ (OKUDUKLARIM ARASINDAN)

Resim
2018 yılında, iyi ki okumuşum dediğim ve birçok güzel kitabı liste dışı bırakan, takım kaptanlığını Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nün yaptığı “ilk onbiri” harf sırasına göre takdim ediyorum.
Bir Çöküşün Öyküsü (tık) STEFAN ZWEIG (ikinci defa okundu) Dr.Jekyll ile Bay Hyde ROBERT LOUİS STEVENSON Ferragus HENORE DE BALZAC   Kağıt Ev (tık) CARLOS MARIA DOMİNGUEZ Kelebek ve Dalgıç (tık) JEAN-DOMINIQUE BAUBY Kiralık Konak YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU Kuşlar Yasına Gider HASAN ALİ TOPTAŞ Roman Diliyle İktisat MUSTAFA ÖZEL Ruhun Dirilişi SEZAİ KARAKOÇ Saatleri Ayarlama Enstitüsü AHMET H. TANPINAR (ikinci defa okundu) Sinekli Bakkal HALİDE EDİP ADIVAR

Bir Çöküşün ÖyküsüKağıt Ev ve Kelebek ve Dalgıç ile ilgili yazılarımı okumak isterseniz isimleri üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Başka bir yazıda görüşmek üzere hoşça kalın. YUNİS ELMAS



GÜNAH KEÇİSİ, CHARLİE CAMPBELL

Resim
“Önce, suçlama vardı. Âdem Havva’yı suçladı, Havva yılanı. Hareketlerimizin sorumluluğunu kabul etmeyi reddetmek bizim ilk günahımız. Bu cennet bahçelerinden kovulmamızın ve acı çekmemizin sebebi. İyi de bunu neden yapıyoruz? Aslında suçlama oyununun hiçbir anlamı yok. Bu, sadece suçluluk duygumuzu başka yere yönlendirmek ve sorumluluk almaktan kurtulmak için geliştirdiğimiz bir sistem. Lakin bu sisteme fazla yüklendik; görünen o ki hiçbir şey bizim suçumuz değil. Her zaman suçladığımız gibi suçluyor; işler yolunda gitmediğinde azınlık ve marjinal grupları hedef gösteriyoruz. (...) Sorunumuz ne olursa olsun, çözümü olmasa bile, her zaman bir sorumlusu vardır. Marx kapitalist sistemi suçladı, Dawkins dini. Freud bunların hepsinin seksten kaynaklandığını düşündü. Larkin ailelerimizi suçladı, Atkins ise patatesi. Muhammed Al Fayed hâlâ Prens Philip’in suçlu olduğuna inanıyor. (…) Bir zamanlar kaderi ya da Tanrı’yı suçluyorduk, şimdiyse genlerimiz ve yetişme şeklimiz suçlu. (…) Yaptıkları…

MİM; 2019 YILI HAYALLER VE HEDEFLER

Resim
HAYALLER

Bencillik, kibir, rekabet, başarı, hız ve hazzın sarhoşluğu içinde, “Amok Koşucusu” gibi önümüze gelen her şeyi tarumar ediyoruz. Bu enkazı göremeyen, kalp kırmada mahir dillerin, açtığı yaralara tuz basan duyarsızlıklarına, "melali anlamayan nesle âşinâ" olmadığım için Haşim’in “O Belde”sini okuyor; kabalığın, zulmün, acının hüküm sürdüğü bir dünyada, güzel olanın, zarafetin, nezaket ve doğruluğun idealize edildiği Samim’in “Simeranya”sını düşünüyorum. İnsanların esenlik bulduğu, “Asrı Saadet”in günümüz insanına ilham vermesini ümit ediyorum. 
Her türlü mücadelenin silahlarla değil, bilgi, bilim, kültür, sanat ve spor ile yapıldığı; bedenlerin, toprakların değil, yüreklerin fethedildiği, iyiliğin, güzel olanın yayılması için yarışıldığı bir dünya hayal ediyorum. 

DİLEKLER (Yalnızca 2019 değil bir ömür boyu dileğim)

Elbette ki ilk önce ailemle, akrabalarımla birlikte sağlıklı ve huzurlu bir ömür sürmek istiyorum. 

Çocuklarımın iyi egitim almalarını, iyi üniversite kazanm…

BİR KİTAP BİR ALINTI- 3 (DİRİLİŞ-TOLSTOY)

Resim
"Bahar, kentte bile yine bahardı"
Tolstoy'un okuma serüvenimde izler bırakan “Diriliş” adlı romanında, Prens Nehludov hizmetçi Maslova’ya karşı geçmişte yaptığı hatasını yıllar sonra jüri olarak katıldığı ve Maslova’nın yargılandığı mahkeme salonunda fark eder. Yaşadığı vicdan azabının etkisiyle, Maslova'ya yardım etmek ve sahip olduğu serveti ile şöhretini işlediği günaha diyet olarak ödemek ister.

Maddi hazlarla öldürülen bir ruhun, yıllar sonra çekilen vicdan azabıyla yeniden dirilişinin anlatıldığı, özellikle Maslova’nın yargılandığı bölümlerde dönemin hukuk ve yargılama sürecinin eleştirildiği Tolstoy'un bu eserinin ilk paragrafı kitabın temasını özetler mahiyette:

“Küçük bir yerde birkaç yüz bini bir araya gelmiş inşalar, üzerinde toplandıkları toprağı ne kadar bozmaya çalışmış, hiçbir şey yetişmesin diye taşlarla doldurmuş, taşların arasından uç veren otları yolmuş, ortalığı kömür ve petrol dumanına boğmuş, ağaçların orasını burasını kesmiş, tüm hayvanları …

KADINLARIN CENNETİ (KADINLARIN MUTLULUĞUNA) - 2 / EMİLE ZOLA

Resim
Sosyal ve iktisadi meselelere dair roman okumak istiyorum diyenlerin için kaçırılmayacak bir kitap, Kadınların Cenneti. Bu kitap aynı zamanda, Kadınların Mutluluğu olarak da yayınlandı.

Kitapla ilgili daha önce paylaştığım değerlendirme yazıma (buradan) ulaşabilirsiniz. Bu yazıda, tüketici olarak yalnızca "kadınların" gösterilmesi ile ilgili olarak Emile ZOLA’nın avukatlığına soyunmadan altını çizdiğim satırların izini süreceğimi belirtmiştim.

Buyurun, sizin için seçtiklerimi birlikte okuyalım: &&&
Cemil Meriç;  "Mağaradakiler" adlı kitabında, hür bir kümeste hür birtilki hürriyetinden bahseder. Tavukların ve tilkilerin içinde bulunduğu bir kümeste eşit rekabetten ne kadar bahsedilebilir. Büyük balığın küçük balığı yuttuğu, bunun kader haline geldiği bir yer ve zaman içinde, piyasa koşulları en güçlü lehine tekelleşmeye doğru gidiyor. Merkez taşrayı, amir memuru, patron işçiyi, zengin fakiri, büyük şirketler küçük esnafları ya yutuyor ya sistem dışına sürü…