Kayıtlar

NASIL BİR YERLEŞİM YERİ

Resim
Yerleşim alanlarının gelir seviyesine göre belirlenmesini Mustafa KUTLU “Nur” adlı öykü kitabındaki mimarlara, insan ve kul haklarına aykırı olduğunu söyletiyor. (Sayfa: 81-91)

Bir konut sitesi reklamında, henüz bu konutları kimlerin satın alacağı belli olmadan elit ve nezih bir ortam sağlayacağının vurgusuyla pazarlanması garibime gitmişti. Her şeyin ölçüsü fiyat olmaya başlayınca ahlaklı olmakta ekonomik durum ve statülerle tanımlanmaya başlıyor.

Yoksulluğun çok olduğu mahallelere nispetle, gelir seviyesi daha yüksek insanların oturduğu sitelerde yazılı kuralların baskısıyla da olsa, güvenli bir ortam sağlandığı kuşkusuz. İmkânım olsa ben de en güvenlikli bir sitede oturmayı tercih edebilirim. Ancak insanların, yeri geldiğinde özünde ahlaksız olan bir adamın dahi oturduğu evle, işgal ettiği makamla, ekonomik gelir seviyesiyle itibar görmesini kabulde zorlanıyorum. 

Sosyolojik okumaya imkan veren, ancak edebi metin olarak çok da beğenerek okumadığım J.G. Ballard'ın "Gökdelen”

ÇEKİLİŞ SONUCU URSALA K. LE GUIN'IN "YERDENİZ BÜYÜCÜSÜ"NÜ KAZANDIM

Resim
Cahil Okur bloğu tarafından yapılan çekilişi sonucunda, ilk talihli Deeptone çekilişlere katılmadığı bildirince, Ursula K. Leguin’in “Yerdeniz Büyücüsü” adlı kitabını ben kazanmış oldum.

“İklim” bebenin babası Cahil Okur’a teşekkür ediyorum. İklim' e sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum.

“Yerdeniz Büyücüsü” adlı kitabı henüz okumadım. Şimdilik, kitabın arka kapak yazısını sizinle paylaşıyorum.

"Sanırım Yerdeniz Büyücüsü' nün en çocuksu yanı konusu: Büyümek.
Büyümek, benim yıllarımı alan bir süreç oldu; bu süreci otuzbir yaşımda tamamladım-ne kadar tamamlanabilirse; o yüzden de çok önemsiyorum. Çoğu genç de önemser. Ne de olsa esas işleri budur: Büyümek." (Arka Kapak)
Cahil Okurun kitap hakkındaki değerlendirme yazısına da buradan ulaşabilirsiniz. 
Siz, “Yerdeniz Büyücüsü”nü okudunuz mu? Ya da okumayı düşünüyor musunuz? Değerli yorumlarınızı bekliyorum.
Kitaplara Kaçmanız dileğiyle, hoşça kalın.

OKUMA SERÜVENİ - 9

Resim
OKUMA SERÜVENİ - 9
Okuma Serüveni, "kitap tavsiyesi" amacıyla teşhir edilmemektedir. Bu başlık altında gösterdiğim ve göstereceğim kitaplar, 2012 yılından itibaren okuyup kayıt altına aldığım ve okuma serüvenimde belki tamamı belki bir kaç sayfası, belki de içindeki tek bir cümle ile bir şekilde izler bırakmış kitaplarım arasından seçtiklerimdir. Ara ara ziyaret ettiğim arkadaşlarım, ihtiyacım olduğunda yararlandığım hazinelerdir.   2012-Üç Mesele İSMET ÖZEL 2013-Dar Kapı ANDRE GİDE (ikici defa) 2014-Kürk Mantolu Madonna SEBAHATTİN ALİ 2015-Goriod Baba BALZAC (ikinci defa) 2016-Dönüşüm FRANZ KAFKA (ikinci defa) 2017-İnci JOHN STEINBECK  2018-Billy Budd HERMAN MELVİLLE Yukarıdaki kitaplar arasında, okuduğunuz ya da okumayı planladığınız var mı? Düşüncelerinizi paylaşırsanız memnun olurum.

"BUNCA VARLIK VAR İKEN GİTMEZ GÖNÜL DARLIĞI”

Resim
Bebeklikten çocukluğa geçiş sırasında yaşanan ve 2 yaş sendromu olarak ifade edilen dönemdeki çocuklar, duygu dünyalarında yoğun iniş ve çıkışlar yaşar, her türlü eşyayı sahiplenme ve paylaşmama eğilimi içine girerler. İsteklerini yüksek sesle ağlayarak, küserek, alınganlık göstererek  yerine getirtirler. Elde ettiklerinde ise, boncuk boncuk döktükleri gözyaşları birden kuruyuverir ve sanki hiçbir şey olmamış gibi gülücükler atıp şirinleşirler. Üç dört yaşından sonra bitmesi gereken bu sıkıntılı dönem, maalesef her şeyin seyirlik bir hal aldığı günümüz toplumunda, yirmili, otuzlu, kırklı, ellili, (…)yaşlardaki insanlara da sirayet etmiş durumda. Bir alış veriş merkezine gidin ve insanları izleyin. Ya da uzağa gitmeyin çevrenizi gözlemleyin. İnsanlar, bir şeyler elde ederken, istekleri yerine getirildiğinde ne kadar mutlu, şirin ve güler yüzlü oluyor. Ancak, arzu edilen bir şey elde edilemediğinde aynı kişiler mutsuz, mızmız, gergin bir hal alıp, içindeki, yüzündeki güzelliği kaybetmiş …

ACİLE TEK GİDEN / ZEYNEP TUĞÇE KARADAĞ (SEVDİĞİM ŞİİRLER)

Resim
ACİLE TEK GİDEN
İğneleri teker teker kırılan terzi Dikerim sandı yazgısını, yanılgı…
Aynada görülen:
Düşecekmiş gibi durup tedirgin eden o düğme.
Henüz vakit var, daha var düşmeye.

Gece tek başına acile giden hastayla
Kendisine hiç el sallanmayan yolcu, aynı insandır aslında.
Şarkıların temizleyemediği bir lekedir yol,
baktıkça artar.
Camlarda dünün hesaplaşması
Kafamın içinde sayısız konuşma var:
-Tam vaktinde taşması gibi sütün işte yine yalnızız.
-Yeteri kadar yalnız değilsin, yalın hiç değil.

İç sesime dikiş atmayı düşünüyorum
Ama nasıl istiyorum bunu bir bilseniz
“Tutuklular Çemberi”nden bakınca
Yetişmediğin cenazeye benziyor dünya.

***

Zeynep Tuğçe Karadağ'ın ‘Acile Tek Giden’ adlı şiir kitabından, “Gece tek başına acile giden hastayla / Kendisine hiç el sallanmayan yolcu, aynı insandır aslında” mısralarıyla çok derinden etkilendiğim bir şiiri paylaştım sizinle. İçine düştüğümüz, düşmeye gebe kaldığımız yalnızlık; bundan daha güzel ve derin anlatılamazdı herhalde.
Bu şiiri paylaşmama izin verdi…

KURU BİR AĞAÇTAN ÇİÇEK AÇMASINI BEKLEMEK (OFFRET/KURBAN, YÖN: ANDREI TARKOVSKY)

Resim
Bittim dediğinde sana uzanacak eli bekle. Çaresizim dediğinde gökten gelecek şifayı bekle. İnanıyorsan, asla umudunu yitirme. Düşmüş, yolunu şaşırmış, geride kalmış kimseyi yok sayma, öteleme. Merhameti, hasbihali ondan eksik etme. Özünde kalmışsa bir damlacık can suyu, sen bunu uyandırmanın yolunu dene.
Başaramayacağım deme, yol uzun olsa da ilk adımı at, yol kısalır  elbet. Engeller çıkacak, dolu vuracak, dikenler saçılacaktır önüne. Yorgun düşmeden, emek harcamadan hasat gelir mi sandın.
Seferinde bir zafer olduğunu unutma. Gayret et, tevfik Allah'tan. ***   Tarkovsky'in "Offret/Kurban" filmi, kuru bir ağacı dikmekle uğraşan Alexander'in “Gel ve bana yardım et oğlum” diyerek torununu yanına çağırdığı ve ona anlattığı muhteşem bir hikayeyle başlar. 
Buyurun beraber kulak verelim bu sese:
“Çok uzun yıllar önce, bir Ortodoks manastırında Pamve adında yaşlı bir keşiş yaşarmış. Bir ağacın yamacına kuru bir ağaç dikmiş. Genç öğrencisi Ioann Kolov'a, bu ağaç canlanınc…

OKUMA SERÜVENİ - 8

Resim
Okuma Serüveni, "kitap tavsiyesi" amacıyla teşhir edilmemektedir. Bu başlık altında gösterdiğim ve göstereceğim kitaplar, 2012 yılından itibaren okuyup kayıt altına aldığım ve okuma serüvenimde belki tamamı belki bir kaç sayfası, belki de içindeki tek bir cümle ile bir şekilde izler bırakmış kitaplarım arasından seçtiklerimdir. Ara ara ziyaret ettiğim arkadaşlarım, ihtiyacım olduğunda yararlandığım hazinelerdir.   2012-Gençlerle Başbaşa ALİ FUAT BAŞGİL 2013-Körleşme ELIAS CANETTİ 2014-Modernite, Kapitalizm, Sosyalizm & Küresel Çağda Sosyal Eşitsizlik Z.BAUMAN 2015-Kumarbaz DOSTOYEVSKİ (İkinci defa) 2016-Otomatik Portakal ANTONY BURGESS 2017-Cesar Birotteau BALZAC 2018-Sinekli Bakkal HALİDE EDİP ADIVAR Yukarıdaki kitaplar arasında, okuduğunuz ya da okumayı planladığınız var mı? Düşüncelerinizi paylaşırsanız memnun olurum.


BİR KİTAP BİR ALINTI - 9 (GARP CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY YOK -REMARQUE)

Resim
Erich Maria Remarque’ın, 1929’da yazdığı “Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” adlı kitabını iki defa okudum. Bir defa da Behçet Necatigil çevirisinden okumaya niyetim var. Savaşın kazananı olmaz, kazananı bile kaybeder diyor kitap. Her sayfası insana dokunuyor, sorgulamaya itiyor. Yazarına bedel ödettiren bu kitaptan hele de şu günlerde çok manidar bulduğum iki alıntıyı paylaşmak istiyorum sizinle. Alman Paul’un esir alınan Rus askerlerini daha yakından tanıyınca, bizi kim, nasıl birbirimize düşman etti diye sorguluyor: Karaltılarınız görüyorum. Rüzgarda sakalları dalgalanıyor.. Onların hakkında birer esir olduklarından gayri hiçbir şey bilmiyorum. Beni üzen de bu. Kendi halinde, suçsuz birer hayat sürmüşler. Onlar hakkında biraz daha bir şeyler bilsem, isimlerini, nasıl yaşadıklarını, neler umduklarını, üzerlerindeki yükleri bilsem, duygularım belki bir hedef buldukları için sevgi ve kaynaşmaya dönüşebilir. Oysa şimdi onlarda yalnızca insan ıstırabını, hayatın korkunç üzgüsünü ve insan a…

LOKMA KARIN DOYURMAZ, MUHABBET ARTIRIR

Resim
İnsanlar, mutluluğu gül alınıp satılan pazarlarda değil, maddi tatmin sağlayacak, görsel şölen sunacak yerlerde aramaya meyilli. 
Hâlbuki mutlu olmak için çok büyük şeylere değil, sevgi ve muhabbetle bir sofra başına oturabilen aileye, dostların varlığına ihtiyacımız var bizim.

***
Şaban ABAK türküleri anlattığı "Karpuz Kestim Yiyen Yok" adlı kitabında, Fuzuli’nin çok etkilendiğim “Ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge / Ne açar kimse kapum, bad-ı sabadan gayrı” dizesini hatırlatarak şöyle devam eder; "Cenabı Allah karpuzu büyük yaratmış. Etrafına halka olalım diye yuvarlatmış. Tatlı dille yiyelim, muhabbetle içimizi tutuşturup, alevlenişine karşı ayna olsun diye, içinin kor kırmızısını suya ve şekere boğmuş. (…) Türküde kestiği karpuzu yiyecek kişiyi arayan (çağıran) âşık, kendisine bir oynaş değil, çocuk da verecek bir eş aramakta, onu çağırmaktadır. Evi de, evdekini de paylaşacak olanı, halden anlayanı çağırmaktadır. Görünüşte karpuz yemeğe, gerçekte ise  muhabbete. Çü…

ÇOCUK VE KİTAP - ADEM MERT ELMAS

Resim
ÇOCUK ve KİTAP
Bir ağaç olsam Yapraklarla dolsam Kitap olup çocuklara Yol arkadaşı olsam
Eğer beni açmazsanız İçime bir bakmazsanız Hiç kitap okumazsanız Cahil kalırsınız
Adem Mert ELMAS
(İlkokul 4’üncü sınıfta yazdı)

Bu sene 7'inci sınıfa geçecek olan oğlum Adem Mert'in İlkokul 4'üncü sınıftayken yazdığı bir şiiri paylaştım sizinle. Başka bir yazıda görüşmek üzere hoşça kalın. Görsel: https://pixabay.com/illustrations/sunset-island-mar-dusk-brain-485016/

OKUDUĞUM KİTAPLAR (NİSAN 2019)

Resim
DÜŞÜNCE/DENEME

MUTSUZ OLMAK: BİR YÜREKLENDİRME, WILHELM SCHMID İletişim Yayınları,  92 Sayfa

HİSSEDİLEN ZAMAN, MARC WITTMANN
Metis Yayınları, 155 Sayfa

ROMAN/HİKÂYE/ANLATI
HIZLANDIKÇA AZALIYORUM, KJERSTI SKOMSVOLD
Jaguar Kitap, 132 Sayfa

MEMLEKET HİKÂYELERİ, REFİK HALİD KARAY
İnkılap Kitapevi, 276 Sayfa

KİTAPLAR HAKKINDA KISA KISA
Wılhelm SHMID, Mutsuz Olmak: Bir Yüreklendirme adlı kitabında; mutluluğun ödev haline getirilmesine, tüketim ve başarı odaklı mutluluk anlayışının pazarlanarak dayatılmasına karşı çıkıyor. Mutlu olmak zorundasın, yoksa hayatın yaşamaya değmez şeklinde nakşedilen bir norm karşısında mutsuz insanın kendisini suçlamaya başlayacağı, mutlu hayatın icaplarıyla başa çıkamadığında kendinde bir eksiklik bulacağını, mutluluk diktatörlüğü tehdidinin, mutsuz olmaya pek alan bırakmadığını söylüyor. Her insanın mutlu olduğu kadar mutsuz da olabileceğini, bunun yaşamın doğal bir süreci olduğunun kabullenilmesi gerektiğini, aksi durumda, kesintisiz mutluluk beklentisinin yaşanan ilk s…

OKUMA SERÜVENİ -7

Resim
OKUMA SERÜVENİ -7 Okuma Serüveni, "kitap tavsiyesi" amacıyla teşhir edilmemektedir.  Bu başlık altında gösterdiğim ve göstereceğim kitaplar, 2012 yılından itibaren okuyup kayıt altına aldığım ve okuma serüvenimde belki tamamı belki bir kaç sayfası, belki de içindeki tek bir cümle ile bir şekilde izler bırakmış kitaplarım arasından seçtiklerimdir. Ara ara ziyaret ettiğim arkadaşlarım, ihtiyacım olduğunda yararlandığım hazinelerdir.  
2012-Malte Laurids Birgge’nin Notları RAINER MARIA RILKE
2013-Gece Uçuşu EXUPERY
2014-Doğu Batı Arasında İslam ALİYA İZZETBEGOVİÇ
2015-Oblomov IVAN GONÇAROV
2016-Çarklar Arasında HERMANN HESSE
2017-Mağara JOSE SARAMAGO
2018-Ferragus BALZAC

Yukarıdaki kitaplar arasında, okuduğunuz ya da okumayı planladığınız var mı? Düşüncelerinizi paylaşırsanız memnun olurum.

BİR KİTAP BİR ALINTI -8 (TANRIYI HATIRLAMAK - GAİ EATON)

Resim
Gai EATON'un “Tanrıyı Hatırlamak & İslam Üzerine Düşünceler” adlı kitabı, 14 müstakil makaleden oluşuyor. Birkaç makaleyi okumakta güçlük çeksem, yazarın bazı fikirlerine katılmıyor olsamda, genel olarak üslubunu beğendim.

Kitabın sayfalarını karıştırıyorum da, tekrar okunmak üzere birçok satırın altını çizmişim. İşte onlardan bir tanesi:

“İnsanlar aslında inançları doğrultusunda binalar inşa ederler ve diktikleri bu binaların biçimi onların dünya görüşünü ve insanın bu dünya görüşündeki yerinin ne olduğunu açıkça ortaya koyar. Modern mimari de sekülerleşme ideolojisini ve bazen de nihilist ideolojiyi ifade eder. (…) Tıpkı karınca kulelerinin, kendilerini inşa eden karıncaları cüceleştirdiği gibi, içinde yaşayan insanları cüceleştiren seküler şehir, sadece geleneksel öncelikleri tersine çevirmekle kalmamış, aynı zamanda bütün insani değerleri de yerle bir etmiştir. Bu şehirde hiçbir bina insan ölçülerine göre yapılmamıştır. Tıpkı, insanın üzerine on numara büyük gelen bir takım …

YILKI ATI - ABBAS SAYAR (ÜSSÜĞÜNOĞLU İBRAHİM)

Resim
Yokluk; insanı zor seçimlere mahkûm eder.

“Duyduk rüzgar efendi duyduk, kış geliyor diyorsun. Hoş geldi sefalar getirdi! Gökten ne yağdı da yer kabul etmedi? Sen öyle delicoş esip durma, işleme fakirin ciğerine! Harmanda isteriz, nazlı geline dönersin. Duyduk işte kış geliyor sen söylemeden ağaçlar söyledi onu. Baksana dere boyundaki kavaklara, bir uçlarında kaldı yaprak. Sen bilir misin ne der o yapraklar? Kış geliyor der, hem de en zorlusundan (S;9)”

Üssüğünoğlu İbrahim, zengin hayaller peşinde koşarken, fakir bir çiftçi olarak hayatını idame etmek zorunda kalan, bir türkü de olduğu gibi gökyüzünde turna gibi uçup, baykuş gibi viran yurda konmuş biri.

Kışın çetin geçeceği belli olunca, “Kaldırdığın zahra yeygi ile tohuma yetmez. Yığdığın saman, atı, eşeği bahara çıkartmaz (S;10)” diye söylenerek arpanın samanın hesabını yapar, yetmez deyince de aklına Dorukısrak gelir . 
İbrahim, bir zamanlar yarışlarda eldettiği kazançların keyfiyle; “Zırnığa kul köle olsam yine satmam. Dorutay evim…

ESENLİK BİLDİRİSİ- İSMET ÖZEL (SEVDİĞİM ŞİİRLER)

Resim
ESENLİK BİLDİRİSİ

Bir şehrin urgan satılan çarşıları kenevir
kandil geceleri bir şehrin buhur kokmuyorsa
yağmurdan sonra sokaklar ortadan kalkmıyorsa
o şehirden öcalmanın vakti gelmiş demektir Duygular paketlenmiş, tecime elverişli
gövdede gökyüzünü kışkırtan şiir sahtedir
gazeteler tutuklamış dünya kelimesini
o dünyadan, o şiirden öcalmalı demektir Ölüm gelir, ölüm duygusuna karşı saygısız
ve zekâ babacan tavrıyla tiksinti verir
söz yavan, kardeşlik şarkıları gayetle tıkız
öcalınmazsa çocuklar bile birden büyüyebilir Yargı kesin: Acı duymak ruhun fiyakasıdır
kin, susturur insanı; adına çıdam denir
susulunca tutulan çetele simsiyahtır
o siyah öcalmakcasına gür ve bereketlidir Vandal yürek! Görün ki alkışlanasın
ez bütün çiçekleri kendine canavar dedir
haksızlık et, haksız olduğun anlaşılsın
yaşamak bir sanrı değilse öcalınmak gerektir. İSMET ÖZEL

OKUDUĞUM KİTAPLAR (MART 2019)

Resim
DÜŞÜNCE/DENEME
MUTLULUĞUN SAKINCALARI, ELIZABETH FARRELLY Yapı Kredi Yayınları,  252 Sayfa (Ana metin sayfa 9-225 arası)
MUTLULUĞA DAİR BİR DÜŞÜNCE, LUIS SEPULVEDA ve CARLO PETRİNİ
Can Yayınları, 115 Sayfa

ROMAN/HİKÂYE/ANLATI
PERİ GAZOZU, ERCAN KESAL
İletişim Yayınları, 180 Sayfa

KİTAPLAR HAKKINDA KISA KISA
Mimar, yazar ve eleştirmen olan Elizabeth Farrelly, Mutluluğun Sakıncaları adlı kitabında; teknolojik ilerleme ve maddi gelişmeye rağmen neden tatmin olamadığımızın, mutlu olamadığımızın peşine düşüyor ve bize kaybettiklerimizi hatırlatıyor. İnsanın, doymak bilmez ihtirasları yüzünden devasa boyutlara ulaşan ekolojik ayak izlerinin doğaya verdiği zararı gözler önüne seriyor. Çarpık kentleşme, tüketim tutkusu, insansız devasa evler, seçenek bolluğu, feminizmin çelişkileri, iletişim sorunu gibi birçok hususa gündeme taşıyor ne geleceğe dair hayallerini anlatıyor. Modernizm ve postmodernizmin sanata ve estetiğe dair çelişkilerini, iyi ve güzel olanın ayrıştırılması ve çirkinlik anlayışının s…

(BENİM) TATAR ÇÖLÜ(M)

Resim
Mezun olup, diplomayı elime aldıktan sonra, "Senin oğlan işe giremedi mi hala?" şeklindeki tecessüs dolu suallerin bir şekilde hissedildiği küçük bir ilçede, sırtımda ağır bir yüktü işsiz olmak. İşi olan herkesin mutlu olduğunu sandığım ayların ardından, mesleki giriş sınavını kazandığım gün havalara uçmuştum.

Kanatlarım, gövdemden büyüktü
Örselenmemişti hayallerim
Ellerim, ekmek tutmayı öğrendi
Budandı ayrıksı yanlarım. 

&&&

Heyecanlı, inançlı, idealist bir başlangıç zamanla yozlaşıp, ürettiği bahanelerin arkasına sığınır. Cesaretsizliğin üstünü örter. Alışkanlıkların verdiği güven hissi ve rahatlık,  razı olunan çalışma hayatı olur.
Bu böyledir. Genç yaşta işe başlarsın. Yıllar geçer. Zamanla, daha iyi olacağına olan inancın, beklentilerin, ufak bir işarette, tam söndü derken alev alan umudun; ömrünün güzel yıllarında beklemekle kanar. 

&&&

(Detay hakkında bilgi sahibi olmak istemeyenler, tercihen aşağıdaki kırmızı renkle yazılan alıntıları okumayabilirler)