Kayıtlar

Ağustos, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ANNE / AHMET ERHAN (SEVDİĞİM ŞİİRLER)

Resim
ANNE

Bırak kalsın masada ekmek 
testide su 
Ayna puslu, pencere camı kirli 
Bırak kalsın saçların dağınık, 
gözlerin uykulu. 
Saksıdaki çiçek susuz, kedi 
yalını bekler bir köşede 
Bırak kalsın meyve ağaçta, 
kırlangıç havada 
Dama düşen ince bir yaz yağmuru... 
Yoruldun artık, bütün gün 
didinip durdun 
Toprak bile, gök bile, deniz bile 
bir yerde yorulur. 
Bırak kalsın süpürge duvarda, 
sabun kovada 
Anne, gel yanıma otur.

AHMET ERHAN

BİR KİTAP BİR ALINTI- 2 (VENEDİK TACİRİ)

Resim
Tema: Toplumsal Eşitsizlik ve Sonuçlarına Dair
William Shakespeare’in 1597 ile 1602 yılları arasında yazıldığı tahmin edilen Venedik Taciri adlı oyunu için, hem etnik ve dini ayrımcılık üzerinden hem de adalet sisteminin ve kanunların yorumlanması üzerinden en çok tartışılan eseridir diyebiliriz.

Olayın anlatıldığı tarihsel süreç içinde, Yahudiler gettolarda yaşamaya mahkûm edilmiş ve ancak belli işleri yapmalarına izin verilmiştir.
Soylu tüccar Antonio (Hıristiyan), tefeci Shylock’tan (Yahudi) borç almak zorunda kalır. Shylock, Antonio’yu hem sevmez hem de ona karşı içinde gizli bir intikam hissi vardır. Borcun ödenmemesi halinde, vücudunun istediği bir yerinden yarım kilo eti keseceğinin senede şart olarak eklenmesi karşılığında borcu verir. Antonio, borcun ödeneceğinden emin olduğu için bu şartı kabul eder, ancak işler beklediği gibi gitmeyince, Shylock senetteki şartın gerçekleşmesini ister. Antonio’nun dostları, bu aşamada borcun ödenmesi için istediğinden daha fazla para teklif et…

BİR KİTAP BİR ALINTI - 1 (TELEVİZYON: ÖLDÜREN EĞLENCE)

Resim
Neil Postman; Ayrıntı Yayınlarında ilk baskısı 1994 yılında yapılan “Televizyon Öldüren Eğlence” adlı kitabını Orwell’in değil, Huxley’in haklı olduğu düşüncesiyle yazdığını söylüyor ve her iki yazarın öngörülerini şu şekilde özetliyor:

“Orwell’ın uyarısı, dıştan dayatılan bir baskının bize boyun eğdireceği yönündedir. Huxley’in görüşüne göre ise insanları özerklikleri, olgunlukları ve tarihlerinden yoksun bırakmak için Büyük Birader’e gerek yoktur. Huxley’e göre, insanlar süreç içinde üzerlerindeki baskıdan hoşlanmaya, düşünme yetilerini dumura uğratan teknolojileri yüceltmeye başlayacaklardır.
Orwell kitapları yasaklayacak olanlardan korkuyordu. Huxley’in korkusu ise kitapları yasaklamaya gerek duyulmayacağı, çünkü artık kitap okumak isteyecek kimsenin kalmayacağı şeklindeydi. Orwell bizi enformasyonsuz bırakacak olanlardan, Huxley pasifliğe ve egoizme sürükleyecek kadar enformasyon yağmuruna tutacak olanlardan korkuyordu. Orwell hakikatin bizden gizlenmesinden, Huxley hakikatin umurs…

ÖYLE BİR GİDERLER Kİ ...

Resim
Göğsüme saplı bir bıçağın ağır ağır çıkarılışı gibi, sökülürken içimi acıtıyor. Zannedilir ki, ağır ağır çıkarılırsa bıçak, yarayı çok acıtmayacak.

Dost, senin de gidişin böyle oldu işte. 

Beraber olunan günler, dalından koparılan gül gibi, ne yapsam uzatamadım ömrünü. Hüznün bayramı oldu, ayrılığın günü.

Nihayeti olan bir varlık olarak yaratıldık, ayrılık illa ki olacak. Tek tesellim bu. Ancak, bu teselli yarama ecza olmuş değil. Dosta öyle bağlanırım ki, ayrılığı da böylesine sancılı oluyor işte.
Dost, çokça sevildin. Yaşadığımız günlerde dinlemesini bilen, yüreğini açan insan bulmak zor. Birlikte olmaya, sohbete vakit bulamayan, ancak boş zamanlardan sıkılan, bu boş zamanı kendisine tahsis edilmiş haz ve eğlenceyle ikame eden, yaratılmış meşguliyetlerin baskısı altında hiçbir yere yetişemeyen, benciliği karakter edinen, çokça konuşan, fakat dinlemeyen, çokça sevdiğini söyleyen, fakat değer vermeyen, dertlerini pazarlayan, ancak dert almayan insanların arasında, bir hengâme içinde bul…